Header Ads

Elbeyi Mahallesi


Elbeyi’nin Tarihi

"Geçmişini Unutan Geleceğini De Göremez"

Aybastı’nın ‘’İlbey Köyü Kazancılar Mahallesi diye adlandırılan bir mahallesi vardır. Fakat bu dokuz hane rivayeti de nereden çıkmaktadır? Halk tarafından nakledilen bu rivayete inanacak mıyız? Galiba inanmak zorundayız. Zira bu konuda tarihi veriler mevcuttur.

Rivayetin tespitinden tam 565 sene önce yazılmış 1455 tarihli Tahrir Defteri’ne kazancılar ile ilgili kayır aynen şöyledir.’’

‘’karye-İ Kazancılar, tabi-i Fidaverende, timar-ımezkur Çobanbey,dizdar-ı kal’a-i Habsamana’’

Ali veled-i Aymirze

Hasan veled-i Hüseyin

Mesud veled-i mezkûr

Mehmed birader-i mezkûr

El-Müsellemiye: Evlad-ı KAZANCI, yurdlarına eşerler.

Müsellem: Menteşe veled-i Barik Bey

Mesud veled-i Barik

Ahmed veled-i Barik

Müsellem: Eymir Hasan veled-i İLBEY

Mustafa veled-i mezkûr.

‘’1455 yılında hayatta olan müsellemlerin dedesi, köyün fatihi ve kurucusu Kazancı’dır. Bugün İlbey’in Mahallesi olan eski müstakil Kazancılar Köyü, adını buradan almaktadır. Daha sonra Kazancılar Köyü diğer köylerle birleşince yeni teşekküle Kazancı’nın oğlu İlbey’in adı verilmiştir olmalıdır.

Burada üzerinde durulması gereken nokta sözlü rivayete uygun olarak 1455’te 9 hanenin mevcut oluşudur. Niyekim kaynağımızda hane reislerinin adı yazıldıktan sonrai vergi veren hane sayısının 4 olduğu, Kazancı evladı olan 5 hanenin vergiden muaf müsellemler olduğu belirtilmektedir. Böylece toplam dokuz etmektedir. İşte bu tarihi gerçeklik, sözlü rivayet şeklinde günümüze kadar ulaşmıştır.

‘’Aynı türden bir başka rivayete yine Aybastı’nın İlbey Köyü’nün başka bir mahallesi olan Yusuflu’da rastlamaktayız. Bu rivayete göre ‘Yusuflu’ya başlangıçta üç kişi gelmiş, yerleşmiş ve mahalle halkı onlardan türemiştir.’

565 yıl önce 1455’te yazılan Tahrir Defteri’nde Yusuflu ile ilgili kayıtlar şöyledir:

Mezre’a-İ Yusuflu

Evvelden Şeyh Ali Ağa’nın koyunu yürümüş, girü Şeyh Ali Ağa’ya verildi ki, heman ber-karar mutasarrıf olai kimesne karışmaya deyü defkerne kaydolun muş. Biz dahi ol karar üzerine yazduk. Defter mucibince: 3 Nefer

Yusuf veled-i Ömer fahik, mukata’a 20

Mü’min, azade-i Yâkub Beyi düşmüş sipahidir.

Hamza, boyacı, caba.

Taşradan ekerler.

Burada da mahallenin adının Ömer oğlu Yusuf’tan geldiği ve kuruluşunun üç kişi tarafından gerçekleştirildiği hususunda sözlü rivayetle yazılı tarihi verilerin birbirini desteklediği açıkça görülmektedir.’’

Ordu yöresinde Türkmenlerce kurulan köylerin 11. Yüzyıldan 15. Yüzyıla kadar süren bir süreç içerisinde ortaya çıktıkları hesaba katılırsa 1455 yılında düzenlenmiş olan 13 numaralı tahrir defterinde geçen köylerden kuruluş söylenceleri örtüşen yukarıda belirtilen köylerin bu yıla çok yakın bir zamanda kurulduklarını söylemek mümkündür.

Niyekin Aybastı’nın İLBEY KÖYÜ(Kazancılar), bu köyün mahallesi olan Yusuflu, Aybastı-Armutlu Köyü’nün mahallesi olan Hamostos da aynı tarihlerde kurulmuş olmalıdır. Çünkü bu köylerin kuruluş söylenceleri de tahrir defteriyle örtüşmektedir.

** YEDİYILDIZ Bahaeddin, s. 99-100-101**

Cumhuriyet Dönemin De Elbeyi Mahallesinin Yerleşkesi

13.600 Dönüm yamaç arazi üzerine kurulmuş, denizden yüksekliği 600 ile 900 metre yüksekliğinde 13 Mezra, 43 Sülaleden 1500 hane,6000 civarında nüfusu olan 7 yerden yolu olan, 2 si beton 5’i toprak yol olan, 4 Okul 3 tanesi kapalı, 8 tane Camisi, 7 tane Kadrolu İmamı olan, 2 Sağlık evi kapalı olan mahalledir.

Elbeyi’de 1950 – 1960 yılları arasın da 2 kez Kireç Üretilmiş. Kalınçorakta beyaz patatesten nişasta fabrikası kurulmuş. Oluklu kiremit ve Dolgu Tuğlası üretilmiştir.

Elbeyi’nin İlkleri;

1954 Yılında Elbeyi ilkokulu yapılmıştır. Köyde badanalı, camlı, kiremitli ilk bina okul olmuştur. İlk öğretmeni Erzurumlu İsmet Kara, ilk bayan öğretmeni Ordulu Şaziye Güler

1972 Yılında Alankent Belediyesine katılarak köyden mahalle olmuştur.

1974 Yılında Alankent’ten Ilıcak Mahallesine kadar yol açılmaya başlanmıştır.

1975 Yılında 2. Elbeyi İlkokulu yapılmıştır.

1975 Yılında İlk dizel motor Salih CÖDEL’in değirmeninde çalışmıştır.

1976 Yılında İlk telefon acentesi açılmıştır. (Ali Köksal’ın Bakkalın da)

1977 Yılında Ilıcaktan Alankent-Kabataş Yoluna kadar Yol yapılmıştır.

1977 Yılında İlk Lastikli Tekerlekli araç köye gelmiştir.

1979 Yılının sonlarına doğru köye elektrik belirli kesimlere kadar gelmiştir.

1980 sonrası 8 sınıflı orta okul açılmıştır.

1999 Yılında Merkezi İstanbul Bağcılar da olan Elbeyliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurulmuş olup Esenyurt Kıraçta Şubesi olan toplam 1300 üyesi vardır.

Köyünün de 4 Bakkal- 3 Tane Kahve – Elektrikli Değirmen biçki atölyesi – Kasap Dükkânı vardı ve şimdi ki zamanda göç nedeni ile kapanmıştır.

3 Tane Su değirmeni – 2 Demirci Körüğü – 2 Kalaycı vardı ve Göç nedeni ile kapandı.

Köyün %90’ının İstanbul’a çalışmak için göç gitti. İstanbul da Evi olmayan çok az kişi vardır.

1923 Yılından sonra 1 Askerimiz Şehit Olmuştur. ( Salih Keskin Ilıcak Camisinin Avlusun da)

Avrupa’da çalışan 15 kadar işçisi vardır.

Yüksek makamlarda Memuru yoktur.

Eğitim, Sağlık, Askeri gibi hizmetlerinde çalışanları vardır.

Elbeyi’nin ilk Üniversite mezunu Ali Köksal’ın kızı Nazigül Köksal’dır.

Tolunay Keskin, Elbeyide ilk tıp doktoru olarak 2020 yılında Fatsa Devlet Hastanesinde göreve başlamıştır.

Elbeyi’nin ilkokulu ve camisi köy önündeki camidir. Bura da bütün köy kabristanlığı bulunmaktadır. Cuma Günü Namaza bütün köy erkekleri gelir Muhtar, Cami Hocası ve köyün saygın kişileri ıhlamur ağacının altında toplanır köy de yapılacak bütün işler konuşulurdu. Elbeyi’nin en yaşlı ağacı cami yanında ki ıhlamur ağacıdır. Köyün ilk kuruluşlarında dikildiği söyleniliyor. Çevre köylerden Cuma namazı için gelenler olurdu.

Elbeyi’nin en eski mesire alanı evliya düzüdür. Köyün kuruluşundan 1980 yıllarına kadar her Kurban Bayramının 2. Günü güreşler yapılır, Gelen misafirlere yemek ikram edilirdi.

Türkiye’nin yağlı güreş pehlivanlarından Ordulu Mustafa Bük burada güreş yapmış ve 1 koç almıştır.

Askere gidenler evliyadüzün de toplanır toplu halde gençler sıra olur, köyün hocası dua eder ısmarlaşılır ve uğurlanırdı. Oğul askere güle güle git gel diye.

Yaya Gölköy Askerlik Şubesine gitmek için Kabataş Gülbahçeden aşana kadar mendil sallanıp uğurlanırdı.

1980 Sonrası Güreş ve Askerlik uğurlamaları yapılamadı.

Kurban Bayramı’nda köy de kesilen kurbanların 3’te 1’i tartılarak evliya düzüne getirilir orda büyük kazanlar da pişer gelen misafirlere ikram edilirdi.

Evliya düzü dışardan toprak çekilerek yapılan düzlük mesire yeridir.

4 Adet Büyük Pelit Ağaçları vardı 2000 yıllarından sonra tek tek kesildi.

Elbeyi’nin kurucusu Hasan veled-i İlbeyin kabri kesin yazılı belge olmamasına rağmen Evliya düzünde ki kabir olduğu ağızdan söylenen duyumlar ve söylentiler vardır.

Köydeki bütün etkinlikler Kurban Bayramları, Asker uğurlaması, Yağmur duası burada yapılırdı.

Çalgı Davul Zurna kesinlikle çalınmaz kutsal mekân olarak bilinirdi.

Elbeyi’nin ilk mezarlığı Türkmen damıdır. Her hanenin orada kabri vardır her bayram arifesin de ziyaretler edilir.

Şimdi kabristanlıklar ayrıldı ve 9 yer de aile kabristanlığı vardır.

Ordu büyük şehir olması ile beraber Alankent Belediyesi kapandı.

Aybastı’dan Kabataş ayrıldı. En son da Elbeyi ayrıldı. 13 Mahallenin Yusuflu, üçpınar, ılıcak mahallesi ılıcak muhtarlığı olarak ayrıldı.

Köyönü, Yunuslu, Ortamahalle, Hatipli, Gölbelen, Kazancılı, Çanakçı, Halburcu, Kuşburnu ve Kalınçorak Elbeyi muharlığı olarak kaldı.

Elbeyi’nin Yeni ismi 2 ye ayrılarak Ilıcak Mahallesi ve Elbeyi mahallesi oldu.

Elbeyi’nin Nostalji bir de sözü vardır; Elbeyli ile gittiyse geldi bil, Başkasıyla gittiyse ya yolda kaldı bil ya da öldü bil.

İstanbul’a ilk ev yapan Bahri CİN – Mehmet ÖNDER – İsmet ÇELİK – Sami ÖNDER olduğu söyleniliyor.

Elbeyi’nden İstanbul’a işçi gelip İstanbul da vefat eden ve imkansızlıktan dolayı cenazesi köye getirilemeyen kişi vardır. (Mehmet CÖDEL Güngören Kabristanlığında) Hastalıktan dolayı vefat eden Aslan Durdu ve Salih ÇALKUR Topkapı kabristanlığındadır. Allah Rahmet Eylesin.

Elbeyi’nin Tarımda Fındık 700 Ton Civarı Fındık üretip geçimini sağlamaktadır.

Elbeyin’de 300 civarında Emekli olan vardır.

Cumhuriyet Döneminde Elbeyi’nin İleri Gelenleri

Rahmetli olmuş Elbeyili büyüklerimiz yaşarken ne işlerle meşgul olmuşlar ne yapmışlar; bildiğimiz, duyduğumuz ve araştırdığıma göre ırmaktan başlayarak köyün sonuna kadar hepsini bilmemekle beraber önde gelenler hakkında bilgi vermek istedim.

İzzet GÜNEY: Kolunda kolçak sepetiyle arkasında torbası ettareci veya kırıcı geldi denilirdi. Sepetinde; iğne, iplik, ayna, tarak, asma kilit, kibrit, barut ve evze, incir, lokum, bisküvi vardı. Fatsa’dan atla getirir köylerde satardı.

Mahmut GÜNEY: En az elli yıl köyün su değirmeninde mısır, buğday öğütüp ununa ekmeğine emeği geçmiştir.

Ali KAYA: Bayram ve düğün günlerinde bugün garson dediğimiz kişiler gibi hizmetlerde bulunmuştur.

Ruşen ÖNDER: Evlerin damlarına hartama tahtası örtüldüğü devirde evlerin üzerine örter onun örttüğü evler birkaç yıl akmazdı.

Halil ÖNDER: Çok sağlam ağaç sapan yapar yaptığı sapan birkaç yıl kırılmazdı.

Mehmet ÖNDER: Köyün camisinde, yolunda, okulunda toplum yararına yapılan işlerde çok emeği vardır.

Mehmet KAYA: Taş duvar ustalığı yapar yaptığı duvarlar halen harçsız ve çimentosuz olmasına rağmen ayakta durmaktadır.

Salih CÖDEL: İlk dizel motoru çalıştıran Aybastı’dan katırla mazot yağı getirip köyde un öğütüp köylüye yardımcı olmuştur.

Velioğlu Salih DURSUN: Düğün kahyalığı yapar hanımı Tükez teyzede düğün aşçısı idi yaptığı yemekler lezzetliydi.

Mehmet ÇELİK (Gır Memük): Düğünlerde güreş hakemliği yapar onun heeyt! diye nara atması güreşe ayrı bir haz katardı.

Ferhat ÇELİK: Dülger ustası olup Elbeyi Merkez Camisine 1955 yılında Öğretmen İbrahim KARAYEL öncülüğünde hiçbir köy camisinde minare yokken tahtadan minare yapmış ilk minareden ezan okumuştur. Minarenin en ilginç yanı ise minarenin alem dediğimiz yerine ağaçtan ay yıldız yapıp takmış minarenin çürümemesi için ev ev gezerek evlerden boş gaz yağı tenekesi alıp minarenin şerefe kısmından yukarısına çakmıştır.

Hasan ÇELİK (Korucu): Yıllarca muhtarların yanında koruculuk görevi yapmıştır.

Remzi ve Kemal ÇELİK: Remzi ve Kemal ÇELİK amcalar yıllarca köyün taş duvar işlerinde çalışmışlardır.

Yunus ÇELİK: Yıllarca köyün düğünlerinde davul, zurna çalıp halkın müzik ihtiyacını karşılamıştır.

Muhtaroğlu Mehmet YAŞAR: 1. Dünya savaşında gazi olup kolunda kurşun vardı yıllarca köyde muhtar ve aza olarak görev yapmıştır.

Yusuf DURDU: Medreselerde okumasından dolayı dini bilgisi iyi olduğu için köyde din hizmetlerinde bulunmuştur.

Galip DURDU: 20 yıl kesintisiz Elbeyi muhtarlığı yapmıştır.

Mustafa KESKİN (Kalaycı Mıstık): Köyde ve çevre köylerinde bakır kaplara kalay yapmıştır.

İsmail AYDIN: Trabzon’un Of kazasından gelip oğlu Salih AYDIN ile birlikte köyde ve Alankent’te bakır kap yapıp kalaylama hizmetinde bulunmuştur.

Mevlüt TURAN: 50 yıl iki kolunda iki sepet köy köy gezip iğne, iplik, mendil, ayna, tarak, incir, bisküvi, lokum satıp halkın ihtiyacını karşılayıp para yerine yumurta alırdı.

Hasbi YAŞAR: Köyün ahşap evlerinin işlerini yapar kapı, döşeme, tavan ustasıydı.

Osman TAŞYAPAR: Köyün el değirmen taşı ustasıydı her evde onun yaptığı taşlardan vardır.

Ramazan TAŞYAPAR: Kösere taşı yapıp alım satımını da Ordu, Samsun, Giresun ve ilçelerde yapardı. İki dönemde muhtarlık hizmetinde bulunmuştur.

Recep TURAN: Köylerde hayvan alım satımı yapar bir televizyon çekimi esnasında muhabire “inanmazsan gamanın oğluna sor” sözü yıllardır halk arasında söylenir oldu.

Hamit GÜNEYSU: Köyde sözü dinlenir söylediği sözler dinlenir muhtarların yanında aza üye olarak görev yapmış ondan kalan bir sözde “bu yoldan geçen kişi benim çanağımdan yoğurt yemeden geçemez” halk arasında halen kullanılmaktadır.

Mehmet YÜKSEL: Köyden hiç gurbete gitmeyen başkasının işinde de çalışmamış köyde tarım ve hayvancılıkla uğraşmıştır.

Dursun GÜNEYSU: Köyde en fazla koyun üretmiş 500’ün üzerinde koyun üretmiş yazın Perşembe Yaylasında kışında Samsun’da otlatmıştır.

Mevlüt CÖDEL: Yıllarca köylerde hayvan alım satımı yapmıştır.

Yusuf ÖZER: Yaşamı boyu her muhtarın yanında aza seçilmiş Aza Yusuf lakabı ile bilinirdi.

Hilmi CÖDEL: Köye ilk traktörü alıp taşımacılık yapmıştır. Oğulları da halen bu işi devam ettirmektedir.

Mehmet ÖZER (Bekiroğlu): Köyde en güzel manda, en güzel koyun, en güzel at onun olurdu onun atı ile her eve gelin gelmiştir.

Hüseyin YILMAZ: Elbeyi köyünde muhtarlık yapıp el ile kazma kürek ile her mahalleye yol yapımında yardımcı olmuştur. Elbeyi'nde tarım bağ kurundan emekli olanlar onun yazdırması ile emekli olmuşlardır.

Dursun Ali CİN: Köyün ilk dozer operatörüdür. Kabataş Belediyesinde 20 yıl yol ve hafriyat işlerinde çalışmıştır.

Kadir TAŞDEMİR: Köylerde kendir ekildiği devirlerde urgan, yular, ip işlerini çıkrık ile kıvratıp halkına yardımcı olmuştur.

Halil KÖKSAL (Poyraz): Poyraz Halil Köksal olarak bilinen büyüğümüz köye dışardan atla gelen kişilerin ben nerde kalacağım düşüncesi olmamış kalın çorakta poyrazın çayırında atım doyar bende orda yatarım dermiş.

Ahmet GÜNEY: Ebeyide tek cami merkez cami olduğu zaman patika yollar elektrik yok elinde gaz feneri ile evinden çıkar her bayram sabahı mahallelileri uyandırarak sabah namazına camiye gelir caminin ahşap minaresinden vakti salaya müslimin diye milleti uyandırır sabah namazına kaldırırdı.

Kazım ÖALKUR: Ramazan’da sahur vakti köylüyü uyandırmak için kalkın sabahlıyor der evlerde ışık görene kadar seslenirdi.

Poyrazoğlu Ali KÖKSAL: 20 yıl muhtar 50 yılda bakkal ve PTT acenteliği hizmetinde bulunmuştur.

Mehmet KURA: 2 devre muhtarlık belediye meclis üyeliği il genel meclis üyeliği yapmış çok iyi cami kubbesi ustasıydı çevre köy camilerinin kubbelerinde emeği vardır.

Celal ÇALKUR: Kabataş’a ilk bina yapıp orada ticaret yapmış giyim, gıda ve çeşitli ihtiyaçlarını karşılamış her evde hakkı vardır.

Mustafa ÖNDER: En az 60 yıl köyün camisinde görev yapmış cumada, bayramda, cenazede, asker uğurlamada görevde bulunmuş hiçbir maaş talebinde bulunmamıştır.

Nazım BOLAT: Köyün demirci ustası kazma, balta ve çeşitli tarım aletleri yapmıştır.

Dursun KURT: Hem marangoz hem de sıcak demir ustası olarak hizmetlerde bulunmuştur.

Ömer ÖZER: 1978 yılında köye ilk taksi arabası alıp köye getiren köylünün hastaneye gitmesine ve pazar ihtiyaçlarına yardımcı olmuştur.

Salim CİN: 1976 yılında Almanya’dan ilk Fiat traktör alıp köyün taşıma işlerini yapmıştır.

Sayın Elbeyili okurlarım elbette haklı olarak bizden bir şeyler yazmamışsın diyenler olacaktır. Hepinizden özür diler köyümüz hepimiz için çok önemli olduğunu hatırlatırım. Hepsini yazıp anlatabilsek çok iyi olurdu fakat dijital sistemde kendim yazamadığım ve başka arkadaşlardan yardım aldığım için bu kadarını yazabildim geçmiş tüm büyüklerimden vefat edenlere Allahtan rahmet dilerim emekleri sayılamayacak kadar çoktur mekanları Cennet olsun sağ olanlara da sağlık sıhhat dilerim hepinizden dileğim bunları gelecek nesillere aktarmanızı her insan yaşantısını köyünü geçmişini geleceğe aktarmak için çabalamalı Elbeyi’nin gelecekte önde olan kişileri bu yazıları örnek almaları dileğimle hepinize sağlıklı ve hayırlı ömürler dilerim.

Dursun KURA

Elbeyi’nin Sınır Komşuları

Doğusun da Mıcıköldüğü ikindi kayası Alandağ Kayranca vardır.

Batısın da Karacakaya, Aşırlıyok, Köserelik Tepesi, Dumanoğlu pınarı vardır.

Güneyin de Keşlik Mahallesi ve Deresi vardır.

Kuzeyin de Korgan yeni köy, Kalınçorak, Naldöken vardır.

Elbeyin De Bulanan Soyadları

Ekli Resim

2000 Yılı Öncesi Listesidir ve Gün Geçtikçe Değişimler Olmuştur.

Elbeyinin Eski İsimlerle Kullanılan Yöreleri İsimleri

Evliya Düzü – Türkmen Damı – Hamza Damı – Sekücek – Karamaronevyanı- Kaya Boynu – Fi Yeri – Yusuflu Deresi – Göcebel – Dumanoğlu Pınarı – Köseç – Gölbelen – Direk Kaya – Ayran Pınarı – Körük Yanı – Alan Kaya – Medine Pınarı – Kilcikızı Pınarı – Deli Ali’nin Düzü- Çöllen Deresi

Kaynakça

Cumhuriyet Öncesi: Ordu Belediyesi Yayınları Ordu Yöresi Tarihi – Mithat Baş Kitabından Alınmıştır.

Cumhuriyet Sonrası: Dursun Kura’nın Arşivlerindeki Araştırmalarından Alınmışıdır.

Tarih:24.02.2020

Kaynak: Dursun KURA

Hiç yorum yok